Gerhard Rühm şiiri Türkçe’de | “saat on ikide yaz olur”

Erhan Altan, 2010 yılından itibaren hayata geçirilmeye başlanan “Avusturya Kitaplığı” dizisi çerçevesinde, Türkçe’ye Avusturya edebiyatından yeni bir eser daha kazandırdı: Gerhard Rühm’den, “saat on ikide yaz olur” adlı şiir seçkisi. Kitabı, Turkuaz Yayınları yayımladı.

Viyana – Çevirmen ve deneme yazarı Erhan Altan, 2010 yılından itibaren hayata geçirilmeye başlanan “Avusturya Kitaplığı” dizisi çerçevesinde, Türkçe’ye Avusturya edebiyatından yeni bir eser daha kazandırdı: Gerhard Rühm’den, “saat on ikide yaz olur” adlı şiir seçkisi. Kitap, İstanbul’da bulunan Turkuaz Yayınları tarafından basıldı. Rühm’ün otuzun üzerindeki şiirine yer veriliyor.

Şiirlerini çevirdiği Gerhard Rühm için, “eşi benzeri pek görülmemiş bir başarı öyküsünü kuran Viyana Grubu’nun üyesidir”, diyor ve tanıtmaya şöyle devam ediyor: “Rühm’le birlikte bu grubun üyeleri HC Artmann, Konrad Bayer, Friedrich Achleitner ve Oswald Wiener, Avusturya’nın 50’li yıllarından günümüze uzanan Avusturya şiirinin kurucuları olmuşlar. II. Dünya Savaşı öncesinde de Avusturya’nın avangartları vardır (yalnızca iki Dadaisti anmakla yetineceğim: Raoul Hausmann ve Werner Serner), ancak avangartlara dair bu izler nasyonal sosyalistler tarafından ‘yoz sanat’ ithamı ile tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bir yandan savaş öncesi avangartlarının yitik hatlarını yeniden kazanma çabası, diğer yandan savaş sonrasının Nazilerce zehirlenmiş edilmiş dil ve düşüncesini filtre edecek dilsel ve şiirsel arayışlar, kısaca yeni ve temiz bir başlangıç kalkışması grubun programını belirlemiş. Böylece yitik avangartların kazanımı temelinde yükselen ve bilişsel bir araştırma hedefine koyulan bir şiir, neredeyse yoktan var edilerek bir gelenek başlatmış.”

Altan’a göre Gerhard Rühm öncelikle bir neo-avangart, somut ve deneysel bir şair. Rühm’ün kendi seçtiği şiirlerini çevirerek Türkçe oluşturduğu kitap ise somut şiirin artık birer klasik olmuş birçok görsel ve işitsel örneği. “Alabildiğine bir biçimsel meraka ve buluş zenginliğine sahip bir şairle karşı karşıya olduğunuzu fark etmiş olacaksınız. Ancak elinizdeki seçki, şiirindeki çeşitliliğe dair sadece bir fikir verebilir, çünkü bu çeşitliliğin ufku kitaba seçilenlerle sınırlanıyor. Yani bu seçki, Gerhard Rühm’ün şiirler bütününü temsil etmekten ziyade, bu kitabın ufkunun ötesindeki daha büyük bir çeşitliliğe dair bir fikir vermeyi amaçlıyor”, diyor Altan.

“Avangart deyince, öncelikle mevcut siyasi koşullara ve hüküm sürmekte olan estetik normlara karşı radikal bir çıkış, yerleşik düzenleri dönüştürme çabası geliyor akla”, değerlendirmesini yapan Erhan Altan, düzen karşıtlığının Rühm’ün en temel özelliklerinden biri olduğunu vurguluyor ve bunu onun kendi sözlerinden şöyle aktarıyor: “düzenlere karşı çıkmak, nankör ancak zihinsel gelişim için her zaman gerekli bir yozlaşma eylemidir, tabii eğer düzenler ‘doğru’ düzenler olmaya başlıyorlarsa: yasa, ideoloji… formülasyon olarak kullanıldığında, dilde, bir kurallar topluluğu oluşturma yönünde lanet bir eğilim vardır, işte o zaman onu hemen sanat yapıtına ifade etmek gerekir.” Altan, burada sözü edilen “düzen”in eski şiir ya da edebi tür, dilsel kalıplar (“nüktesiz espriler”), folklor, yerleşik ve artık üzerinde düşünülmeyen düşünceler veya antropomorfolojik tutumlar da olabileceğini özellikle anımsatıyor.

Gerhard Rühm çok yönlü bir sanatçı. Şairliğinin yanı sıra o bir ressam ve besteci. Erhan Altan, seçkinin sınırlılığı nedeniyle Rühm’ün disiplinler veya mecralar-arası yapıtlarına, deneyselliğinin bu yanına giremediğini ifade ediyor ve şunların altını çiziyor: “Oysa bu alan, imzasının en çok parladığı yerlerden biridir. Ama bu yapıtlardan örnekler veremiyorsam da en azından bir not olarak burada kalsın istedim. Belki bir başka kitapta…”

…………………………………………………..
Gerhard Rühm, saat on ikide yaz olur
Çevirmen: Erhan Altan
Turkuaz Yayınları
www.sahaf-turkuaz.com

Vielleicht gefällt dir auch