DUYGU FIRAT-TELLİOĞLU

Görülmek isteği üzerine

Ekmek, su, görülme ve onaylanma ihtiyacı…

Ekmek ve suyu istemek kolaydır. Lakin birine gidip “gel beni takdir et” diyemiyoruz. Yaptığımız iyi bir işin yanında bekler halde bulabiliriz kendimizi. İyi yanlarımızı sergilerken diğerinin gözbebeklerine bakarız.

Görülme ve onay alma ihtiyacımızı kabul etmek ise zayıflık olarak nitelendirilir. Bir işi yaptığımızda “nasıl olmuş” diye üç kere sorarsak, “özgüvensiz galiba” derler. Bu kadar temel ihtiyaç olan bu duyguyu en iyi dile getiren çocuklardır. Yaptığı resmin güzel olup olmadığını on kere sorabilir. Hatta her boya darbesine bakmanızı isteyebilir. Bunu yapmadığınızda açıkça üzüntüsünü dile getirir. Velhasıl yetişkin olmak zor zanaat.

Bu yazıyı birilerinin okumayacağını bilseydim, bu kadar süsleyerek yazar mıydım? Noktalama işaretlerinin bir önemi olur muydu? Bir iç döküş olarak, herhangi bir defterin, belki de bir daha açılmamak üzere olan bir sayfasında bulurdu kendini.

Her ne kadar bu duygumuzu saklamaya çalışsak da bizi görebilen ve takdir eden insanlar en sevdiklerimizdir. En çok bizi görmesini istediğimiz insanın, bizi görememesi uzun vadede bizi agresif yapar.

Yaptığı her işi çok beğenene narsist, sürekli kusur bulana özgüvensiz diyoruz. Peki nedir bunun sağlıklı dozajı?

Birçok duygumuz gibi bu duyguyla olan sağlıklı ilişkiyi çocukken kurarız. Fark edilen ve onaylanan bir çocukluk sonrası, kişi yaptığı işleri sevmeyi ve ona sahip çıkmayı öğrenir. Bunu elde edememiş yetişkinlerin, ihlal edilmiş çocuk taraflarını yeniden görmesi, büyütmesi ve sahip çıkması gerekir.

Herkese içindeki çocuğa sahip çıktığı güzel bir yıl diliyorum.

…………………………………
Viyana, Psikoterapist
Duygutellioglu.at
Firatduygu@hotmail.com

Vielleicht gefällt dir auch