ATA EYÜP KAYNAR

Kadınların (biyolojik) üstünlüğü

Avusturya’da kadınlar ortalama olarak erkeklerden 5 sene daha uzun yaşıyor. Avusturya İstatistik Kurumu’nun 2019 verilerine göre kadınlar 84, erkekler ortalama 79.3 sene yaşama şansına sahip. (Doğuşta beklenen yaşam süresi.)

Türkiye’de kadınların yaşam süreleri ortalama 81.3, erkeklerin ise 75.9 sene. (TUIK 2019 verileri.) Bu verilere göre de Türkiye’de kadınların ömrü ortalama 5.4 yıl daha uzun. Bu süreler Monako’da kadınlar için 93.5, erkekler için ise 85.6 yıl. Afrika ülkelerinde ise yaşam süreleri daha kısa; Somali’de kadınlar 54.5, erkekler ise ortalama 50.3 sene yaşayabiliyor.

Gelir düzeyi ve eğitim, yaşam sürelerine doğru orantılı etki ediyor. Sağlıklı beslenme, temiz içme suyuna ulaşım imkânları, sağlık sistemi, sosyal ve çevresel şartlar da yaşam sürelerine doğrudan etki ediyor.

Dünya ortalamasına baktığımızda kadınların 71.1, erkeklerin ise 67.3 sene ömürlerinin olduğunu görüyoruz. Yani gezegenimiz üzerinde kadınlar daha uzun yaşıyor.

Bunun nedenleri neler olabilir? Kadınlar daha sağlıklı mı yaşıyor? Erkekler, bu açıdan daha mı vurdum duymaz?

Avusturya’da erkekler kadınlara oranla daha fazla kalp ve damar hastalıklarından hayatlarını kaybediyorlar (Gender-Gesundheitsbericht 2019 www.sozialministerium.at); 60 yaşın üzerinde daha sıklıkla çeşitli kanser hastalıklarına yakalanıyorlar. 15 ile 30 yaş arası erkeklerde ölüm oranı kadınlara göre iki kat daha fazla. Özellikle bu yaşlarda ekstrem sporlar, hızlı ve tehlikeli motorlu araç kullanımı, madde bağımlılığı ve intihar sonucu ölümler erkeklerde daha sık görülüyor.

Sağlıklı beslenmede ise kadınlar daha öne çıkıyor (günlük sebze-meyve tüketimi kadınlarda yüzde 44, erkeklerde yüzde 26), şişmanlık ve obezite erkeklerde yüzde 55, kadınlarda yüzde 39, günlük alkol tüketimi erkeklerde yüzde 10, kadınlarda yüzde 3.

Kadınların, çocuklarının ve eşlerinin sağlıklarına olduğu kadar kendi sağlıklarına da genelde erkeklerden daha çok dikkat ettiklerini söyleyebiliriz. Sağlık hizmetlerinden, koruyucu hekimlik imkânlarından kadınların daha bilinçli ve düzenli yararlandıkları da bir gerçek.

Yaşam sürelerinin böyle farklılık göstermesi sosyokültürel ve toplumsal faktörlerden kaynaklandığı gibi biyolojik özelliklerin de burada etkin olduğu bazı arastırmalarda gösterilmiş.  

Kadınlar, cinsiyeti belirleyen sex kromozomlarından çift X (XX), erkekler ise tek X ve tek Y (XY) kromozomuna sahip. X kromozomu üzerinde yer alan birçok gen, beden savunma sistemi için önemli olan enzimleri kodlar. Yaşamın çeşitli evrelerinde X kromozomu üzerindeki genlerde oluşabilecek ve oluşan mutasyon ve kırılmalar, diğer X kromozomu tarafından telafi edilebiliyor ve kadınları birçok hastalığa karşı daha dirençli duruma getiriyor. Erkeklerde ikinci X kromozomunun olmayışı ve Y kromozomunun bu genler bakımından daha zayıf olması da erkekleri daha savunmasız bırakıyor.  

Yine XX ve XY kromozom farklılığına bağlı olarak kadınlarda daha yüksek oranda bulunan östrojen hormonu bazı hastalıklara yakalanma olasılığını azaltırken, erkekler östrojen düzeyleri düşük, testosteron düzeyleri kadınlara oranla daha yüksek olduğu için daha kolay ve daha ağır hastalanabiliyorlar, ölüm oranları da daha yüksek oluyor. Covid-19 pandemisi de gezegenimizin dört bir yanında aynı görüntüyü veriyor.

Kadınların doğada ve evrim sürecinde daha korunaklı durumda olmalarının bir anlamı olabilir mi? Anne bedenindeki doğmamışın korunması, yeni doğanın korunması ve beslenmesi için biyolojik evrim mi kadınlara bu önceliği tanımıştır?

Peki erkekler doğadaki bu gerçek karşısında çaresiz midir? Hayır değildir, hem de yapabilecekleri ve değiştirebilecekleri çok şey vardır.

Sağlıklı yaşam, dengeli beslenme, aşırıya kaçmadan düzenli spor bedeni ve ruhu hastalıklara karşı daha dirençli kılacaktır. Her türlü madde bağımlılığından uzak durmak, tehlikeli davranışlardan kaçınmak, öfke kontrolu, düzenli ve iyi uyumak da savunma sistemini güçlendirecektir. Karşılıklı saygı, sevgi, iyi ve barışçıl ilişkilere önem vermek de bedensel ve psikolojik gerilimi azaltarak, savunma sistemlerini güçlendirecektir.

Konuşma ve dinleme kültürümüzü bireysel ve toplumsal düzeyde geliştirelim. Sanata, kültüre daha çok zaman ayıralım, hobiler edinelim. Koruyucu hekimlik hizmetlerinden düzenli olarak yararlanalım, hasta olmadan sağlık kontrollarımızı yaptıralım.

Barış ve huzur içinde hepinize uzun bir ömür dileği ile!

…………………………….
Kaynak: 3. Männerbericht – www.sozialministerium.at

Aile Hekimi & Tıbbi Beslenme Uzmanı
www.kaynar.at – kaynar@chello.at

Vielleicht gefällt dir auch