AYŞE KAYGUSUZ-ŞİMŞEK

Nilüfer Uçar’dan ilk şiir kitabı | ‘Ben’ Sınavı

Ben’ Sınavı, Nilüfer Uçar’ın ilk şiir kitabı. Ekin Sanat Yayınları’ndan Temmuz 2020’de çıktı. Uçar, okumaya erken başlayıp yazmaya geç kalanlardan. Köy Enstitülü bir babanın kızı olmanın şansını yaşamış ve aynı zamanda kendisi de eğitimci.

Biz onu şiirleriyle tanıdık ama o öyküyle yazmaya başladığını fakat öykülerini yayınlanması için edebiyat dergilerine göndermeye cesaret edemediğini söyler. Şiirini ilk kez benimle paylaştığında, şiirinin yetkinliğine inanmış, kaleminin ışığını görmüştüm. Aynı zamanda o an içine sığdıramadığı heyecanını gözlerinden okumuş, kendini ifade edebilmenin tatlı, utangaç telaşına tanık olmuştum.

‘Ben’ Sınavı’nın arka kapak yazısında Turgut Koçak, “Şiir yazmak; hiç kuşku yok ki yüksek bir duyarlılık gerektiriyor. Nilüfer Uçar’ın şiirlerini okumaya başladığınız zaman bunu hemen görüyorsunuz. Görmekle kalmıyor, kendinize Uçar’ın şimdiye kadar niçin geç kaldığını da sormadan edemiyorsunuz”, diyor.

Şiirde geç kalmışlığının vurgusunu birçok yerde eleştiri olarak alır Nilüfer Uçar. Buna rağmen yine de genele yayın yapan Ekin Sanat, Berfin Bahar, İnsancıl, Lacivert Öykü ve Şiir, Edebiyat Nöbeti, Yaşam Sanat, Şehir, Eliz, Gökkuşağı, Karakedi, Eskişehir Sanat, Çıngı, Artemis, Alkış ve Tmolos gibi daha birçok edebiyat dergilerinde hızla çoğalarak yayımlanır şiirleri. 

Kitabının adını, kendini bir anlamda şiirde tanıma ve sınavda görmesinden yola çıkarak koyar. Öznel ve iddialı bir isimdir. Bu duruma şair Ahmet Günbaş, “ ‘Ben’ bir kişilik merkezi. O arada neler olup bittiği oldukça önemli. Hatta ‘ben’in yanına ‘benlik’ kavramı koyduğunuzda dayanılmaz bir varoluş sancısı başlar”, diye yorumlar bir yazısında Uçar’ın bu ilk eserini. 

Kırk bir şiirden oluşan ‘Ben’ Sınavı’ ile şair; sesinin ahengini, sabrının sıcağını, mayasının mutluluğunu duyumsatır bize. İşçi çocuklardan sokaklara, kusurlu zamandan durul zamana, rüzgârdan yağmura, geceden aydınlığa kadar birçok konunun izlerini sürmüş, yaşam denen gerçeğin ayrıntılarında, yine yaşama baktığı yerden kurgulamış şiiri, benzetme ve imgenin gücüyle. Kendi iç sesiyle bütünlemiş şiirin iç sesini. 

Kim demiş geceler uysal tutar kaygının elini
çekip giden acının nefesinde
kral sanır kendini şahsına münhasır her ürperti
giz’dir sesine yalnız aşkların gece düşleri

Ne çok kadınsın ne çok, her parçan ne çok insan
Yüreğin meşe kor’u, dizin beşik gıcırdayan döngüden (s.17)

Şairin iç zenginliğini cömertçe sergilediği, yoğun duyarlılıkla yazdığı her bir şiir dizesine bir öykü yazılabilir. Bir, iki örnek verecek olursak:

Aşk… yalınayak koşar taş sokakta

Rehin bıraktım bir çift göz, yaşamın umut penceresine

Kusurlu hayat filmine hiç ıslık çaldın mı?

gibi daha onlarca dize mevcut.

Aynı zamanda ressam olan şair, renkleri okuduğu gibi şiiri de okur. Dili kullanımı, söz ve içerik zenginliği, bir o kadar da iç müziğin şiirin genelini kucaklamasını gösterir bize ustalıkla. Arada metaforlara da yer verir:  “dilin hükmü bağdaş kurmuş”, “yakma kozmik cennetin yırtık perdesini”, “dilsiz kuşların istilasında kiraz mevsimi” gibi. 

Yetmiş iki sayfalık ‘Ben’ Sınavı şiirleriyle Nilüfer Uçar; “11. Yunus Emre Şiir Yarışması”nda ikincilik ödülü aldı. Gökkuşağı dergisinin Ahmet Uysal anısına hazırladığı “Şiir Seçkisi-2” adlı kitapta bir şiiriyle yer aldı. “Korona Günlerinde Şiir Zinciri” seçkisine yine bir şiiriyle katkıda bulundu.

Birçok karma resim sergisine kendi eserleriyle katkılan Nilüfer Uçar’ın şiir ışığına, bize kapı aralamak düşer, gerisi gürül gürül gelecektir…  

………………..
Ankara, ayseesimsek@hotmail.com

Vielleicht gefällt dir auch