Portreler | Yahudi asıllı Avusturyalı bir Müslüman

Din değiştirmezden önceki adı Leopolde Weiss’ti. 14 yaşında Viyana’ya geldi. Sanat tarihi ve felsefe okumak için Viyana Üniversitesi’ne girdi. Ama gazeteci olamaya karar verdi. Orta Doğu’ya muhabir olarak gitti. 1926’da Müslüman oldu ve Muhammed Esed adını aldı.

Viyana – Önceki ismi Leopolde Weiss olan, Yahudi asıllı bir Avusturyalıydı. Sonraki yıllarda Müslüman olmayı seçti ve adını Muhammed Esed şeklinde değiştirdi. Bir gazeteci, yazar ve araştırmacıydı. Engin Noyan 20 Nisan 2004 günü Viyana’da katıldığı ilgili bir toplantıda, “Muhammed Esed, Avusturya’nın İslam dünyasına harika bir armağanıdır”, demişti.[1]

Muhammed Esed, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde, şimdiki batı Ukrayna’nın kentlerinden biri olan Lemberg’de 1900’de doğdu. Avukat olan babası 1. Dünya Savaşı’ndan hemen önce Viyana’ya taşındı ailesiyle. Esed, 14 yaşındaydı Viyana’ya gelindiğinde. Okulu bırakır, Avusturya Ordusu’na katılır. Savaşın sonuçlarından biri imparatorluğun yıkılması olunca, onun askerlikle ilgili planları da suya düşer. Sanat tarihi ve felsefe okumak için Viyana Üniversitesi’ne girdi.

Bilimsel etkinlik ve canlılık açısından Viyana’nın en parlak dönemidir bu. Sigmund Freud, Alfred Aler, Ludwig Wittgenstein gibi tanınmış simalar kentte konferans üzerine konferans vermektedir. Muhammed Esed de bu etkinliklerin katılımcıları arasındadır. Fakat iki yıl sonra bırakır okduğu bölümleri. Gazeteci olmak istiyordu çünkü.

Babası ile fikir ayrılıkları yaşamaya başlar yaklaşık dönemlerde. Anlaşmanın bir yolunu bulamazlar, Esed 1920’de Viyana’yı terk ederek önce Prag’a, oradan da Berlin’e gider. Frankfurter Zetung’da muhabirliğe başladığında 22 yaşındadır. Edebiyat çevrelerinde dolaşır, film yönetmeni asistanlığı, senaristlik yapar yanısıra. Gazetecilik ona sık sık gezilere çıkma olanakları yaratınca, diğer uğraşları bırakır yavaş yavaş ve bir süre sonra söz konusu gazetenin Orta Doğu temsilcisi olur. Filistin, Mısır, Irak, Suriye gibi ülkelerde bulunur.

Müslüman olmaya götüren süreç

Esed, 1922’de Kudüs’e de gider. Siyonist lider Chaim Weizmann ile tartışır ve siyonizme karşı çıkar; siyonist idealleri temelsiz ve gayri ahlaki bulur. Amman’a geçer sonra, Emir Abdullah’la ve danışmanı filozof Rıza Tevfik’le tanışır. Oradan İstanbul’a gitmek ister, ama bütün resmî evrakını kaybedince, bu planını gerçekleştiremez. Onun yerine, yaya olarak Şam’a gider.

Sonbaharda Bursa, İstanbul, Sofya, Belgrad üzerinden Frankfurt’a döner. 1924 baharında Frankfurter Zeitung tarafından bu kez daha iyi şartlarla yeniden Doğu’ya gönderilir. Kahire’de Muhammed Abduh’un öğrencilerinden Ezher şeyhi Muhammed Mustafa el-Merâgī ile tanışır ve Ezher’de Arapça öğrenir. Berlin’e döner ve bu arada evlenir. 1926’da sonra karısı Elsa ile birlikte Müslüman olmaya karar verdiklerini açıklar. Esed, 1927 Ocak’ında bir kez daha, ama bu sefer Elsa ve onun altı yaşındaki oğlu ile beraber dönüşü olmayan bir Doğu yolculuğuna çıkar. Mekke’ye vardıktan dokuz gün sonra Elsa, bilinmeyen bir hastalıktan ölür. Esed burada yeniden evlenir ve Medine’ye yerleşir.

Orta Doğu’da olmak Nazi kamplarından kurtarır onu

Muhammed Esed, Orta Doğu’da olduğu için Avrupa’yı kasıp kavuran faşist zulüm, işkence ve katliamlardan uzak kalır. Ama ailesi aynı şansa sahip olmaz; babası ve kızkardeşi, 1942’de bir Nazi toplama kampında öldürülür.

Muhammed Ali Cinnah ve Muhammed İkbal’le ilişkiye geçen Esed, Hindistan’a gider. 1936-1938 yılları arasında Islamic Culture adlı derginin editörlüğünü yapar. 1947’de Pakistan devleti kurulduğunda bu ülkenin vatandaşlığına geçer. Yeni kurulan bu devletin politik organizasyonunun dayanacağı ilkeleri araştıran ‘İslamî Yapılanma Kurumu’na üye seçilir. Sonra, 1949’da  Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Bölümü Başkanlığı‘na getirilir. Alanıyla ilgili çalışmalarda ve araştırmalarda yer alır. 1952 yılında, Pakistan’ı BM’de temsil etmek üzere New York’a gider.

Ama kısa bir süre sonra hem BM’deki ve Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevinden istifa eder. 1955’te tekrar Pakistan’a döner. Devlet Başkanı Eyyûb Han’ın kalması yönündeki talebine rağmen 1959’da siyasî karışıklıklar yüzünden Pakistan’dan ayrılarak ömrünün kalan kısmını İsviçre, Fas, Portekiz ve İspanya’da din alanıyla ilgili çalışmalarla geçirir.[2]

Muhammed Esed, İran İslâm Devrimi’ne karşı çıkmıştır, İslâm dünyasındaki aşırı hareketlerden rahatsızlığını dile getirmiştir sürekli. İslâm hukukunun bu şekliyle uygulanamayacağını ifade etmiş, İslâm dünyasında kadın hakları savunuculuğu yapmıştır. Pakistan anayasasında kadınların siyasî parti başkanı seçilmesine izin verilmesi, onun bu mücadelesinin bir ürünü sayılır.

1992’de İspanya’nın Granada kentinde vefat etti. Geride birçok eser bıraktı. İslam’da Yönetim Biçimi, Yolların Ayrılış Noktasında İslam, Mekke’ye Giden Yol, Kur’an Mesajı, Doğu’nun Romantik Olmayan Yüzü, Kur’an Kavramları gibi eserler bırakmıştır. İslam Dünyası’nda din bilimci olarak asıl çıkışını, 1980 yılında yayınladığı Kur’an Mesajı adlı çalışmasıyla yapmıştır.

……………………………..
1) Öneri, Mayıs 2004, Sayı: 3, sa: 8
2) islamansiklopedisi.org.tr

Vielleicht gefällt dir auch