BETÜL BRETSCHNEIDER

Tren garlarının dünü ve bugünü: Son çıkış Westbahn?

Viyana – Bugün demiryollarına ait kent alanlarının pazarlanıp, yapılaşmaya açılmalarının arka planı için, tren garlarının 150 yıllık geçmişine kısaca bakmak gerekiyor. Sanayi devriminin ve buna bağlı jet kentleşmenin çığır açtığı 19. Yüzyıl’da, Avrupa kentleri o zamanın hightech tren garlarıyla bezendiler. Endüstrileşmeyle birlikte katedralleşen tren garları, adeta teknolojik ve ekonomik boyutlarda caka satabilmek için saraylar kadar gösterişli inşa edildiler. Dantel gibi işlenmiş şeffaf ve çelik ağları hatırlatan devasa çatı örtüleriyle nefes kesecek kadar güzellerdi.

İkinci Dünya Savaşı’nda önemli lojistik hatları oluşturdukları için, birçoğu hava saldırılarının ana hedeflerinden oldular. Arkalarında karanlık yıkıntılar kaldı. Viyana’da da, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun gururu olmuş gar binaları, savaşta hasar gördükleri için, 1950’lerde daha mütevazi, betonarme istasyon binaları ile yeniden yapılandırıldılar.

Südbahnhof 1841 ve 1956 yılları arasında, neo klasik, neo rönesans ve neo modernizm gibi zamanın mimari stil akımlarına uygun olarak üç kez yeniden inşa edildikten sonra, 2015 yılında yıkılarak yerini Hauptbahnhof’a bıraktı.

Savaşı, bombalanmadan atlatan Paris’in garlarında geçmiş hâlâ yaşayabilirken, Roma kentinde yine savaş yıllarında yeniden yapımına başlanan, Pier Luigi Nervi’nin mühendislik sanatı harikalarından biri olan Termini gar binası, son yıllarda içini bir ağ gibi ören alışveriş üniteleri yüzünden kısmen görünmez oldu.

Bu kaderi paylaşan ilk garlardan biri Leipzig’in devasa bir çelik konstrüksiyonla örtülü tarihi ana tren istasyonudur. 20. Yüzyıl’ın sonlarına doğru, inşa edilişinden yaklaşık bir buçuk asır sonra, sanki DDR döneminin sona ermesininin şerefine, tam bağrına bir alışveriş merkezi konduruldu.

Berlin’deki yeni gar binası da, yapılan yapısal eklemelerden sonra alışveriş merkezleştikten sonra, bu yüzden bavullarla bir türlü ulaşılamayan tren istasyonu platformlarından dolayı bir süre eleştirildi.

İki binli yıllara gelindiğinde, kent politikaları, artan nüfuslarını ve stratejik önem verdikleri yapı ve gayri menkul sektörünü desteklemek için büyük inşaat alanları arayışına girdiler. Sektörün ‘dev’ aktörleri için kent merkezlerinde bulunabilecek nadir ‘boş‘ alanların en başlıcaları demiryolu hatları ve ek binalarıydı.

Doğu ve Güneydoğu Avrupa’dan, özellikle de Türkiye’den gelenlerin uzun yıllar buluşma mekânı olan Südbahnhof’un yıkılıp ana tren garı olma süreci, beraberinde, yine alışveriş pasajlarını beraberinde getirdi.

Demiryolları işletmesinin kâr amacı güderek sattığı parsellerin üzerine sadece yeni gar değil, cam cepheli büro binaları, konut blokları konduruldu hızlıca.

Bir mimarlık yarışmasının sonucu olan kentsel dönüşüm bölgesinin planları, belediyenin sosyal demokrat (SPÖ) ve Yeşiller Partisi koalisyonu politikacıları tarafından gururla teşhir edildi. Bugün yeni oluşan bu bölgenin sokaklarında biraz dolaşmak yeter; özellikle açık alanların araba trafiği olmasa da kara asfaltlar giydirilmiş geniş caddelerin, böyle planlanmaması gerektiğini görmek için.

Nordbahnhof ve Südbahnhof alanları gibi binalaşmamış olan, henüz el değmemiş Westbahnhof ve arkasını nasıl bir gelecek bekliyor?

Westbahnhof, kent merkezinden batıya Hütteldorf tren istasyonuna kadar uzanan 6 km uzunluğundaki raylar, bir dizi boş binalar ve yükleme alanlarından oluşan stratejik önemi çok büyük olan bir bölge. Kent merkezini Viyana ormanlarına bağlayan bir temiz hava kanalı görevi gören bu alan, sıcak günlerde serin orman havasını kente taşıyan bir vadi.

Bir tv programında, ‘Viyana büyüyor’ ve ‘bina yoğunluğunu artırmak gerekli’ gibi sloganlarla yapılan girişin ardından, bir ÖBB temsilcisinin, Felberstraße boyunca yaklaşık 60 metre genişliğinde ve 1,3 kilometre uzunluğundaki bir arazi şeridinde yaklaşık 1000 daire inşa edilebileceğini duyurması alarm çanlarının çalmasına neden oldu.

2019 yılında bir gurup mimarlık ve şehircilik uzmanı, Westbahn demiryollarını ve demiryolu şirketine ait ek binaları kapsayan büyük bir bölgenin, kısa vadede kâr getiren, ‘parselle ve sat’ modeliyle parça parça satılacağından endişelenerek bir araya geldiler. ÖGFA-Avusturya Mimarlık Derneği, Mimarlık Birliği (IG Architektur) ve Mimarlar Odası gibi çeşitli dernek ve odalar, bölgenin geleceği hakkında, kamuoyuna açık, şeffaf bir yapılandırma süreci talep etti.

Tutarlı, bilimsel bazlı ve kapsamlı bir kentsel planlama için Viyana Beledeyesi’ne seslendiler ve Westbahnhof’dan Hütteldorf’a kadar olan demir yolu vadisinin, farklı alanlardan uzmanların katılımıyla, yeterince uzun bir süreçte planlanmasının gerekliliğini vurguladılar. Böylece kısa vadeli kurumsal kârın değil, kamu yararı, yani kentte yaşayan insanların yaşam kalitesinin ön planda tutulması istemlerini bildirdiler.

2020 seçimlerinden bir süre önce, Westbahn bölgesinin sosyal, tarihi, trafik, ekolojik ve iklimsel analizlerini yapan uzmanlarla ve yoğun mimar ve planlamacı katılımıyla seyyar bir etkinlik gerçekleştirildi ve bölgenin analizleri yapıldı.

Arkasından oluşturulan podyumda; 14., 15. ve 7. Viyana bölgelerinin başkanları yerel politikacılar Schüchner, Zatlokal ve Reiter katılımcılarla bölgenin gelecegi üzerine tartıştılar. Kentsel gelişmeden ve trafikten sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Hebein’in ve ÖBB’nin gayrimenkul ekibinden ise, bütün çabalara rağmen katılan ne yazık ki olmadı.

Katılımcılar, Hütteldorf’a kadar uzanan demiryolu vadisi üzerinde, merkezden başlayıp, Viyana ormanlarına kadar ulaşan bisiklet yolları, çevredeki yerleşim birimlerine bağlantıları iyi sağlanmış toplu taşıma hatları ve özellikle 14. ve 15. bölge arasında, köprülerle kurulacak daha fazla çapraz bağlantılar önerdi.

Kentsel iklimi göz önünde bulundurmayan bir yapılaşmanın, batıdan gelen rüzgâr koridorunu keseceği, yaz aylarında sıcaklığın iyice artmasına da neden olabileceği yapılan uyarılar arasındaydı.

Ayrıca şu anda kullanılmayan demiryolu binalarının, genç sanatçılara ve firmalara ortak çalışma mekânı olarak geçici de olsa açılması teklif edildi. En önemlisi, açık alanı az olan 15. Viyana bölgesi için, Korona günlerinde birçok insana güneşlenme ve temiz hava alma olanağı sağlamış olan, Felberstraße’ye paralel yeşil şeridin parka dönüştürülmesiydi.

Siz ne dersiniz? Uzman uyarıları ve önerileri ses getirecek mi? Yoksa gayri menkul pazarı kenti planlamaya kendi yolunda devam mı edecek?*

…………………………….

* Yukarıdaki yazıyı derleyen Betül Bretschneider, Westbahnhof’un geleceğe dönük planlamasıyla ilgili bir araya gelen uzmanlar grubunun bir üyesi olup, iklime duyarlı planlama alanında aktif çalışmaktadır.

betuel.bretschneider@chello.at

Vielleicht gefällt dir auch