HÜSEYİN A. ŞİMŞEK

Viyana’da ırkçı partinin hezimeti, ırkçılığın gerilemesi değil

Federal bir cumhuriyet sistemine sahip Avusturya’nın başkenti, aynı zamanda tek şehirlik ve en küçük yüzölçümüne sahip ama en kalabalık eyaleti olan Viyana’da 11 Ekim Pazar günü yapılan eyalet/belediye seçimlerinin kesin sonuçları resmî kaynaklarca açıklandı. Güncel seçimle ilgili ayrıntılara geçmeden önce, Viyana’nın cumhuriyetler sürecindeki yönetilme tarihiyle ilgili kısa bir anımsatma yapmak isterim.

1918’de federal bir cumhuriyete geçildiğinden beridir, Viyana eyaletinde ne zaman bir seçim yapıldıysa, 2010’na kadar hep Avusturya Sosyaldemokrasi Partisi (SPÖ) çoğunluk sağlayarak eyaleti yönetegeldi. Avusturya’da siyasi partiler, gündelik politik sürecin akışı içinde isimlerinden çok sembol renkleriyle ifade edildikleri ve Sosyal Demokratların sembol rengi de “kırmızı” olduğu için, Viyana eyaleti ve kenti “Kırmızı (Kızıl) Viyana” şeklinde anılageldi.

Viyana’nın tarihinde, “Kırmızı olmamak” bahsinde sadece 11 yıllık bir “ara” dönem çıkar karşımıza: 1934–38 arasında, Austro-faşist ülke yönetiminin; 1938–45 arasında ise ülkeyi işgal ve ilhak eden Nazi Almanya’nın bu eyaletin yönetimini atamayla belirlediği dönem!

Viyana’nın 1945’ten sonraki “kırmızı”lık konumu, 2010’a kadar devam etti. 2010’dan beridir, artık Viyana “kırmızı-yeşil”! O yıl içinde gerçekleşen eyalet ( ve belediye) seçiminde, SPÖ ilk kez eyalet meclisindeki çoğunluktan mahrum kaldı ve Yeşiller Partisi (Die Grüne) ile koalisyonlar dönemini başlattı. “Kırmızı-yeşil eyalet koalisyonu”, 2015 seçimlerinden sonra da devam etti. İkişer dönemden on yılını geride bırakan bu “kırmızı-yeşil Viyana eyalet hükümeti”, 11 Ekim günü yapılan seçimlerin sonuçlarına bakılırsa, 2025’e kadar sürecek bir üçüncü dönem de yaşayabilir.

Şimdi gelelim 11 Ekim seçimlerinin sonuçlarına. Toplam 100 kişiden oluşan Viyana Eyalet Meclisi için kesinleşen yeni tablo şöyle: Sosyal demokrat SPÖ yüzde 41,62 ile 46, muhafazakar ÖVP yüzde 20,43’le 22, Yeşiller yüzde 14,80’le 16, liberal Neos yüzde 7,47’le 8 ve aşırı sağcı FPÖ yüzde 7,11’le 8 sandalye kazandı. Seçime katılım oranı yüzde 65.27 oldu.

Bir önceki seçime göre, hangi partinin oyunu ne kadar artırdığını ayrıca aktarmakta fayda var. Viyana Eyalet Meclisi’nde grubu bulunan beş partiden dört tanesi oyunu artırdı. Muhafazakar ÖVP yüzde 11.19, Yeşiller yüzde 2.96, sosyal demokrat SPÖ yüzde 2.03 ve liberal Neos yüzde 1.31. Eyalet Meclisi’ndeki beşinci parti aşırı sağcı FPÖ ise kelimenin tam anlamıyla tepe-takla gitti; yüzde 23,63 oy kaybına uğradı.

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, ülkedeki federal koalisyon hükümetinin büyük ortağı, Başbakan Sebastina Kurz’un başında bulunduğu muhafazakar ÖVP, hem bu seçimlerin en kazançlı partisi hem de kendisinin Viyana tarihinde bir ilke, bir rekora imza attı; oy oranını yüzde 20’nin üzerine çıkardı.

Oyunu en çok artıran ÖVP, ama en hoşnut kalan SPÖ!

Peki, oy oranını 2015’e göre yüzde 2.03 artıran sosyal demokrat SPÖ’nün sevinci ve memnuniyeti neden çok büyük oldu? Bunun başlıca sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

  • “Karizmatik belediye başkanı” Michael Häupel’den sonra, ihtimaller dahilinde olan yeni ve sarsıcı bir düşüş yaşanmadı.
  • 2010’daki oy oranı yakalanamasa ve iki puanla da olsa 2015’in üzerine çıkıldı.
  • Bir önceki dönemde, kendisini izleyen aşırı sağcı FPÖ’nün oy oranı yüzde 34’lerdeyken; yeni dönemin ikinci partisi muhafazakar ÖVP’nin oy oranı yüzde 20’de. SPÖ, kendisinden sonra gelen partiyle oy farkını, yüzde 5’lerden yüzde 21’e çıkardı.
  • Viyana’da oyunu yüzde 34’lerin üzerine çıkarmış aşırı sağcı FPÖ, artık sosyal demokratların ensesinde değil. Son iki dönemdekinden farklı olarak, “yarış”tan kopmuş durumda.
  • Dört basamaktan oluşan oy oranı diyagramının son iki basamağında, SPÖ yalnız. Diğerlerinden açık ara kopmuş durumda.

Viyana Eyalet Meclisi’nde yer alan beş partiden, oylarını farklı oranlarda artıran dört parti de bu durumlarını, önemlice bir ölçüde, beşinci parti olan aşırı sağcı FPÖ’nün bölünmesine “borçlu” gibi. Özellikle de 2010’dan beridir, sosyal demokratların en güçlü rakibi konumunda FPÖ, 2017’de yaşanan “İbiza skandalı”ndan sonra bölündü. Partinin eski genel başkanı Heinz-Christian Strache, ayrı bir parti kurarak seçime katıldı. Bölünmenin ve ortaya saçılan “marifetleri”nin faturası, Norbert Hofer’nın liderliğinde yola devam eden FPÖ’nün oy oranının yüzde 34’ten yüze 7,7’ye kadar düşmesi; Strache’nin listesinin ise yüzde 3.27’yle barajın altında ve dolayısıyla devre dışı kalması oldu.

“İbiza skandalı”ndan sonra yaşananlar, aşırı sağcıların (ırkçıların) teşhir olmasında, yıpranmasında, güven vermeyen bir konuma sürüklenmesinde önemli bir rol oynadı. Seçime katılım oranının yüzde 74,75’ten yüzde 65.27’ye düşmesi önemli bir veri. Analizler, sandığa gidişteki bu yüzde 10 kadarlık düşüşün asıl kaynağının “küskün FPÖ seçmeni“ olduğu yönünde. Dolayısıyla, FPÖ ve eski genel başkanının bu seçimden dumura uğramış olarak çıkması, direkt ve kesin bir biçimde ırkçılıkta bir gerilemenin ürünü olarak yorumlanamaz. Irkcılar, en büyük partileri üzerinden tarihi ve önemli bir dağılma yaşamakta; ancak bunun, ülke ve toplumdaki ırkçılık barometresinde bir düşüşe bağlanmasını haklı kılacak verilere sahip değiliz.

Nasıl bir koalisyon bekleniyor?

Sosyal demokrat SPÖ, açık ara önde de olsa bir koalisyona gitmek zorunda. En güçlü beklenti ya da olasılık, son iki dönemde ortağı olan ve oy oranını 2,96 puan kadar artıran Yeşiller’le 2025’e kadar devam etmek. Her iki parti de yeni eyalet hükümeti programında “pazarlık gücü”nü hesaba katarak, “devam” açıklamalarında bulunmak yerine, “bakacağız” diyegeldi.

Ortaya çıkan yeni tabloya göre, sosyal demokrat SPÖ’nün yüzde 50’yi bulup eyalet hükümeti kurması için, sadece 4 sandalyeye ihtiyacı var. Bu parti tarafından yapılan açıklamalarda, hiçbir şekilde koalisyon ortağı olarak düşünülmeyen tek bir parti bulunuyor: Aşırı sağcı FPÖ! Eyalet meclisinin diğer üç partisi olan ÖVP (22), Yeşiller (16) ve Neos (8) ile koalisyon kurmak için, matematiksel olarak bir engel yok.

Muhafazakar ÖVP ile federal hükümet kurmakta anlaşamamış SPÖ’nün, Viyana eyaletinde bu partiyi koalisyon ortağı seçmesi zayıf bir olasılık. Verili durumda, ilkinin federal koalisyon hükümetinin büyük partisi, ikincisinin ana muhalefet partisi olması, işi zorlaştıran önemli bir etken. Viyana’da, sosyal demokrat SPÖ’nün ortağı olan Yeşiller’in, ülke bazında federal koalisyon hükümetinde ÖVP’nin ortağı olmaları ise, onlarla üçüncü bir dönemin önünde oldukça ciddi bir handikap.

Bu hal, Viyana’da dördüncü sırada yer alan liberal Neos’un SPÖ’ye ortak olması olasılığını, eski hesaplara ya da son seçimden öncesine göre, daha bir güçlendirmiş bulunuyor. Yani 2020-25 arası, “kızıl-pembe” bir dönem de olabilir Viyana’da.

huseyin.simsek@gmx.at

Vielleicht gefällt dir auch